Bilal Yeşil

Otoyollarda Hız Sınırını Artırmak!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1 Temmuz 2022 tarihinden geçerli olmak üzere, yasal hız sınırı,  bazı otoyollarda 130 km/h’ye, bazı otoyollarda 140 km/h’ ye çıkarılırken, kalan otoyollarda hız sınırı 120 km/h olarak bırakıldı. % 10 tolerans göz önüne alındığında ise, bu hızlar 143 km/h ve 154 km/h olarak gerçekleşecektir. 

Otoyollarda hız artışı konusunda, çeşitli kişi ve kurumlar fikrini açıkladı. Ama bu yolların asıl sahibi Karayolları Genel Md.lüğünün sesini duyamadık. Dolayısı ile ne düşündüğünü öğrenemedik.

Yasal hız sınırlarını tespit ederken, dikkate alınması gereken birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar; Araç teknolojileri, insan, çevre, ekonomiye etkisi ve altyapı (Yol) dır. Seyahat süresini kısaltmak, geçerli bir savunma değildir. Yapılan araştırmalara göre, hızı artırmak, ortalama seyahat süresi üzerinde çok önemli bir katkı yapmamaktadır. Bu konular bilinmeyen konular değil, internette ararsanız yüzlerce sitede bilgileri bulabilirsiniz. Kazalar ile mücadelede hedef, kazaları önlemek olmalıdır, kaza olduktan sonra hasar ve zayiatı azaltıcı tedbirler  ikincil tedbirler olarak ele alınmalıdır. Yazıda rakamlar, oranlar verilmemiştir, merak edenler internete girip bakabilirler.

1.Araç teknolojileri; 

Neredeyse 50 yıldan beri araç teknolojilerinde devrim niteliğinde bir değişim  söz konusu değildir. Son yıllarda geliştirilen sürücü destek ve araç güvenlik sistemleri, sürücüye  aracı kullanma konusunda destek sağlamakta, kazaların azaltılmasında katkı sağlamaktadır. Geliştirilen güvenlik sistemleri, bazı kazaların önlenmesine,  hasar ve zayiatın azaltılmasına yardımcı olmaktadır. 

  • Araç hızı arttıkça, çarpma kuvveti artar;

Hız artıkça, çarpma kuvveti, dolayısı ile hasar ve zayiat artar.

  • Hız artıkça, yakıt tüketimi artar;

Araç hızı arttıkça. Yakıt tüketimi de artmaktadır. 

  • Hız artıkça, aracın parçalarının aşınması ve arızalar artar;

Hız arttıkça, ısı ve sürtünme artacağından, parçaların aşınması ve arızalarda artmaktadır.

  • Hız artıkça, durma mesafesi artar;

Durma mesafesi; sürücünün reaksiyon süresinde aracın aldığı mesafeye + frene basıldığı andan, aracın durduğu ana kadar aldığı mesafedir. Aracın hızı arttıkça, her iki mesafede artacaktır.

2. İnsan faktörü;

İnsan yetenekleri eğitim ile bir miktar iyileştirilebilir. Ama  ortalama insan yeteneklerini değiştirmek ,ancak Allah’ın yapabileceği bir şeydir. Hızı belirlerken, aşağıdaki faktörleri  dikkate almak gerekmektedir.

  • Hız artıkça görüş açısının daralır;

Aracın hızı arttıkça, görüş açısı daralır. Bu nedenle, düşük hızlarda yakın bölgede görülebilecek tehlikeli durumlar, canlılar ve  nesneler ,  yüksek hızlarda  görüş açısı dışında kalacağından , sürücü reaksiyon gösteremeyecek, kazalar meydana gelebilecektir.

  • Reaksiyon süresi ve araç durma mesafesi;

Durma mesafesinin ne olduğunu daha önce açıklamıştık. Bir insanın reaksiyon süresi,  ortalama 2 saniyedir. Bunu dahada kısaltmak mümkün değildir, yaradılıştandır. Aracın hızı arttığında, bu sürede aracın aldığı mesafe artmaktadır. Bu da normal hızda olmayacak kazların olmasına neden olabilmektedir.

  • Titreşim  ve yorgunluk;

Yüksek hızlarda, daha yüksek titreşim  oluşmaktadır. Bu da sürücünün daha çabuk ve daha çok yorulmasına neden olacaktır. Yorgunluk sürücünün reaksiyonlarını yavaşlatacaktır. Yorgunluk, kaza nedenidir.

3. Çevresel etkiler;

Hız sınırları belirlenirken, dikkate alınması gereken bir diğer husus çevreye olan etkileridir. Yeşil mutabakat ve Paris iklim sözleşmesi gereği, ülkemizin bazı yükümlülükler vardır. Emisyonları azaltmak gibi. AB bölgesinde  emisyonların % 25-30’u ulaştırma sektörü kaynaklıdır ve bunun büyük bölümü karayolu taşımacılığından kaynaklanmaktadır.

  • Hız artıkça emisyon artar;

Yüksek hızlarda  çevreye atılan  zararlı gazlarda artmaktadır. Özellikle, meskun mahallerde, ormanlık  bölgelerde  canlılar üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır.

  • Hız artıkça, çevreye daha çok zarar verilir;

Yüksek hızlarda, lastik aşınması , asfalt aşınması  daha çok olmakta, sürtünmeden dolayı daha çok mikro maddeler etrafa yayılmaktadır. Bunlar, yağışlarda, yeraltı kaynaklarına sızmaktadır.

  • Gürültü, insan ve hayvan sağlığına zararlıdır;

Yüksek hızlarda daha çok gürültü oluşmaktadır. Bu gürültü hem sürücü ve hem de çevredeki canlılar için rahatsız edicidir. Uzun süre maruz kalındığında olmsuz sonuçları olacaktır.

4. Ekonomik faktörler;

Yüksek hızlarda, yakıt tüketimi artmaktadır. Titreşim ve yüksek ısı  nedeni ile aşınma ve arızalar daha çoğalmakta, kazalarda daha büyük hasarlar meydana gelmektedir. Ülkemiz yakıtı  ve  araç parçalarını büyük oranda döviz ödeyerek ithal etmektedir. Aynı şekilde, altyapı da daha çok aşınmaktadır. Bu ekonomiye büyük yük getirmektedir.

5. Altyapının özellikleri;

Altyapı (Yollar, menfezler, köprüler, viyadükler vs…)  projelendirilirken, bazı kriterler dikkate alınır. Bunlardan biriside araçların hızıdır.  Karayolları Genel Müdürlüğü 2014 yılında bu konuda bir kitapçık hazırlamıştır. Kitapçığı bu linkten (TIKLAYIN) indirebilirsiniz. Bu yayına göre , dikkate alınan üç hız bulunmaktadır; Yasal hız , tasarım Hızı, işletme hızı . Bu hızların ne olduğu ve nasıl hesaplandığı yayında detaylı olarak açıklanmaktadır. Kabaca şöyle özetleyebiliriz. Altyapı planlanırken, yasal hız sınırı ve işletme hızı  dikkate alınır, buna göre tasarım yapılır, bir miktar tolerans eklenebilir. Üzerindeki  hız sınırı arttırılan otoyollarda, dikkate alınan tasarım hızı ve işletme hızlarını öğrenmek için  şartnamelere bakmak gerekebilir. Ama, linki verilen belge de bu konuda bir fikir vermektedir. Hız sınırlarını , bırakın arttırmayı, düşürmeyi gerektiren bu kadar neden varken, neden arttırıldığın mantıklı şekilde anlatabilecek birisi var mı acaba?

Bilal Yeşil

Bir Cevap Yazın

Bizi Takip Edin