Bilal Yeşil

Türkiye’de takograf takılır ama kullanılmaz!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kısaca hatırlatalım. şehirlerarası ve uluslararası çalışan ,azami yüklü ağırlığı 3,5 Ton üstü yük taşıyan araçlarla, sürücü dahil 9 kişiden fazla personel taşıyan araçlar takograf takmak zorundadır. Takograf , aracın km ve hızı ile sürücünün tüm çalışmalarını kaydeder. Böylece, sürücüler firmalara karşı korunurken, firmalar arasında da rekabet şartları da eşitlenir. Ancak bunun başarılabilmesi  için, cihazların ayarları doğru olmalı ve etkin bir denetleme yapılmalıdır.

Takograf cihazları, trafikte kullanılan bir ölçü aletidir ve 3516 sayılı ölçüler ve ayar kanunu kapsamındadır. Takograf cihazlarının muayeneleri 3516 sayılı ölçüler ve arak kanunu, AETR sözleşmesi hükümlerine göre yapılır. Muayene 5 aşamalı bir işlemdir.

  • Kontroller (Teknik uygunluk, manipülasyon, işlevsellik vs..)
  • Ölçme ve tespit
  • Programlama
  • Kalibrasyon (Ölçüm doğrulama)
  • Belgeleme, damgalama.

En önemli aşama kalibrasyon (Ölçüm doğrulama) aşamasıdır. Bu aşamada, takografın  mesafe, hız ve zamanca doğru ölçüm yapıp yapmadığı test edilir. Sapmalar tolerans değerleri içinde değilse, işlemler  ikinci aşamadan başlanarak tekrarlanır. AETR Sözleşmesi ve Ölçüler ve ayar mevzuatına göre, kalibrasyonu yapılmamış,  veya  ölçüm sonuçları  tolerans içinde olmayan ölçü ve ayar cihazları kullanılamaz, bu cihazların yaptığı ölçüm sonuçlarına dayanarak, idari veya cezai işlem yapılamaz.

İlk kez  takograf servislerinin yetkilendirildiği 2010 yılından beri yapılan takograf muayenelerinin en az % 80’i,  yukarda açıklanan nedenle geçersizdir. Takograf muayenelerinde kalibrasyon aşaması hiç yapılmamaktadır. Ama, muayene belgesine yapılmış gibi bilgi girilmektedir. Muayene belgesi üzerinde toleranslar hayali yazılmaktadır, ve toleranslar (sapmalar) öyle bilinçsizce yazılmaktadır ki, konuya hakim birisi iki dakikada muayenenin ‘’mış’’ gibi yapıldığını anlayabilir. Bunu düzeltecek olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yapacağı yol kenarı denetimlerinde gerekli kontrolü yaparak, İçişleri Bakanlığı’dır.

Özetle; 2010 yılından beri, muayenede kalibrasyonu (Ölçüm doğrulama) yapılmayan takograflardan alınan verilere dayanarak kesilen trafik cezaları ile,  iş mahkemelerinde görülen sürücü davalarında verilen kararların geçerliliği tartışılır durumdadır. Çünkü, hukukta usül esastan önce gelir. Ayrıca, takograf servislerinde yapılan bazı usülsüzlükler kazalara neden olabilmektedir. Denetim ekiplerinin elinde etkin ve sistematik bir denetim yapılabilmesi için gerekli olan takograf veri indirme cihazları ve analiz yazılımları 13 yıldır temin edilememiştir. Yapılan kontrollerde, denetim ekiplerinin tespit edebildikleri, tespit edebileceklerinin %20 ‘si bile değildir.

Sonuç olarak; Yürürlükteki mevzuatın devlet kurumlarına yüklediği açık görev ve sorumluluklara rağmen,  devletimiz takograf cihazlarının takılması için  çaba gösterirken (Çünkü, cihazın takılı olup olmadığını kontrol etmek çok kolay) , muayenelerin doğru yapılıp yapılmadığını, doğru kullanılıp, kullanılmadığını, kullanılıyor ise uygun şekilde kullanıldığını kontrol etmek zor ve  zahmetli olduğu için,çokta üzerinde durmamaktadır. Bu nedenle, şirketlerimizin ve sürücülerimizin çoğu kafasına göre takılmaktadır. İstediği gibi hız yapmakta, istediği kadar araç kullanmakta ve bunun sonucu olarak ta kazalar kaçınılmaz olmaktadır. Sonra’da hep birlikte suçlu aramaya başlıyoruz. Sistemin paydaşları, suçlu aramaya önce kendisinden başlarsa, çözüme ulaşabiliriz.

Kazasız günler!

Bilal Yeşil

Elektrik Elektronik Mühendisi

Takograf Danışmanı

Bir Cevap Yazın

Bizi Takip Edin