Uğur Can Arıkan

İthalat ve İhracat

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Benden bu hafta

Sevgili Haber Trafik okuyucuları,

“Benden bu hafta” köşemizde İhracat ve ithalat hakkında konuşacağım.

İhracat yurt dışına mal ve hizmet ihracını, ithalat ise yurt dışından mal ve hizmet ithalatını ifade eder. İhracat, yurt dışından iç talebi, ithalat ise yurt dışından gelen iç talebi karakterize eder.

Yoğun bir ihracat, giren döviz yoluyla mal ithal edilmesini mümkün kılar. Bu özellikle Türkiye de hammadde açısından zayıf olduğumuz ve çoğunlukla aşırı nüfuslu ülkeler için önem taşımaktadır. Örneğin cam üretim için hammaddesini yurt dışından ithal edip, yurt içinde işlenerek , yurt içi pazarına satışı sunulmaktadır. Oysaki buna karşılık hammadde üretimimiz genişletilmiş olsa, Dünya pazarında çok daha iyi yerlerde marka niteliğinde yer alabiliriz. Her ne olursa olsun Devletin elindeki en güçlü kozu üretim ile ihracatıdır. Böylelikle ihracat yapılan ilgili ülkelerden (para birimi) çeşitli döviz girdisi net sağlanmış olacaktır. Elbette Türkiye’nin dış Pazar ile ilgili karşılıklı Devletlerarası ithalat ve ihracat ürün sözleşmeleri yer almaktadır. Buna bir nevi takas da diye biliriz. Örneğin Rusya; Rusya bizden Tekstil,Sebze-Meyve gibi gıda ve buna benzeri orta ölçekli ürün ithalatı yapar buna karşılık bizde Rusya’dan gaz ve Petrol ithal ederiz.

İthalat ticaretinin görevi, darboğazları aşmak, teknik birikmiş işler veya aşırı talep nedeniyle üretim zorluklarını aşmak ve iç ve dış pazarlar arasındaki fiyat farklılıklarını dengelemektir. Şöyle bir baktığımızda Federal Almanya 2022 yılında ülke ihracatından elde ettiği 110 milyar Euro bütçe fazlası vermiştir.

Büyüme ve Ekonomi

Sosyal piyasa ekonomisinde istihdam ve gelir yaratan öncelikle özel şirketlerdir. Araştıran, yenilik yaratan ve dijitalleşmenin olanaklarını kullanan şirketler genellikle özellikle başarılı oluyor ve bu nedenle ekonomik anlamda büyümeye katkıda bulunuyor. Tersine, bununla birlikte, yurt içi ve yurt dışındaki ekonomik eğilimler de girişimcilik faaliyetini etkiler. Olabildiğince doğru olan ekonomik tahminler bu nedenle vazgeçilmezdir. Üretim önceliğimiz olmalı, elbette ithalat da olmalı ancak bu dengeyi çok iyi kurmalıyız. Bu durumu tam şu şekilde anlatabilirim, Cebinizde 5 liranız var ama 8 liralık ürün alıp ve üzerine de 3 Lira daha borçlanıyorsunuz. Zaten dış borç dediğimiz başta tüm özel sektörleri ve kısmen de devlet kurumları ile ilişkilidir. Son yıllarda ağır ve orta ölçekli sanayide yaptığımız (Özellikle Savunma Sanayi) ataklarla nispeten döviz girdisini her ne kadar yükseltmiş olsak bile, ithal ettiklerimizde bir o kadar fazla maalesef.

Ülke gücü üretimden geçiyor, buna karşılık dijital çağı 21.yüzyılda Teknolojik gücümüzü yeni nesil çocuklarımız ve gençlerimiz ile kaliteli eğitim ile güçlendirmeliyiz mutlaka. Elbette domates de üretmeliyiz ama daha çok Teknolojik ürünler olmalı,yükte hafif ancak pahada ağır olmalı.

Artık geleceğimiz çocuklarımız ve gençlerimizde.

Sağlıkla Kalın…

Bir sonraki yazım: Cari Açık ve Dengeler

Bir Cevap Yazın

Bizi Takip Edin