Avrupa Birliği’nde Genel Güvenlik Yönetmeliği (GSR II) kapsamında zorunlu hale gelen ve Türkiye’de de otomotiv pazarını doğrudan etkileyen Akıllı Hız Destek Sistemi (ISA), trafikte can kayıplarını en aza indirmeyi hedefliyor. Yol Güvenliği Uzmanı Yiğit Dedeoğlu, Habertürk canlı yayınında sistemin çalışma prensiplerini, otomotivdeki yapay zeka entegrasyonunu ve yeni ehliyet düzenlemelerini değerlendirdi.
Türkiye’de yaşanan trafik kazalarının arkasındaki en büyük etkenin hız sınırlarının ihlali olduğunu vurgulayan Dedeoğlu, yeni nesil sürücü destek teknolojilerinin Türkiye trafiği için kritik bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
ISA “Uydudan Araç Durdurma” Sistemi mi?
Kamuoyunda “uydudan müdahale edilerek aracın aniden yavaşlatılacağı” yönündeki endişelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Yiğit Dedeoğlu, sistemin sürücü kontrolünü tamamen elinden almadığını vurguladı:
“Sistem uzaktan kumandayla aracı kontrol etmiyor, direksiyon ve temel kontrol yine sürücüde. ISA, yolda giderken aniden sert fren yaptırıp arkadaki aracın çarpmasına sebep olacak bir yapıya sahip değil. Aksine; aracın torkunu dengeli bir şekilde düşürerek, gaz pedalında direnç (hissi uyarı) oluşturarak sürücüyü hızı düşürmeye teşvik ediyor.”
Mevcut araçlarda hız asistanının sesli veya görsel uyarı verdiğini ve istenildiğinde kapatılabildiğini hatırlatan Dedeoğlu, gelecekteki düzenlemelerle birlikte bu sistemlerin devre dışı bırakılamaz hale getirileceğini ve gaza basmayı zorlaştıracak fiziksel direnç mekanizmalarının artacağını belirtti.
TÜİK Verileri: Kazaların %90,6’sı Sürücü Kaynaklı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine değinen Yol Güvenliği Uzmanı, trafikteki acı tabloyu şu sözlerle özetledi:
- Sürücü Kusuru İlk Sırada: Türkiye’deki ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında sürücü kusuru oranı %90,6 seviyesinde.
- Ana Sebep Hız: Sürücülerin yaptığı kusurların başında ise aşırı hız ve kural ihlali geliyor.
Dedeoğlu, bu istatistiklerin Türkiye’nin Akıllı Hız Destek Sistemi gibi güvenlik teknolojilerine en çok ihtiyaç duyan ülkelerden biri olduğunu açıkça gösterdiğini ifade etti.
Yan Yol Tabela Hatası Sistem İçin Risk Oluşturur mu?
Kamera ve GPS tabanlı hız okuma sistemlerinde yaşanabilecek teknik aksaklıklara da değinen Dedeoğlu, altyapı çalışmalarının titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ana yolda 80 km/s hızla ilerlerken sistemin yan yoldaki 50 km/s tabelasını algılama ihtimaline dikkat çeken uzman, Avrupa Komisyonu’nun teknik hataları sıfıra indirmek adına yazılımsal detaylar üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Araçlarda Yapay Zeka Devri: Konfor mu, Dikkatsizlik mi?
Tesla’nın Grok yapay zeka entegrasyonu gibi kabin içi yenilikleri de değerlendiren Dedeoğlu, sesli komut sistemlerinin sürücünün gözünü yoldan ayırmasını engellemesi açısından faydalı olduğunu belirtti. Ancak sistemin sürücüyü aşırı uyarıya boğmasının da olumsuz etkileri olabileceğine değindi:
- Sürücü Destek Sistemlerini Manipüle Etmeyin: Yarı otonom araçlarda direksiyona yabancı cisimler takarak eller serbestmiş gibi davranmanın ağır kazalara yol açtığı hatırlatıldı.
- Sürücü İzleme Kameraları: Yorgunluk veya göz kaymasını tespit eden kabin kameralarının üzerini kapatmanın güvenlik zafiyeti yarattığı vurgulandı.
Yeni Ehliyet Düzenlemesi: Aday Sürücülük Artık Kanunlaşarak Ağırlaştı
Trafik kültürünün kazandırılması adına yeni ehliyet alanlara yönelik getirilen düzenlemelere de dikkat çekildi.
- 2 Yıl Aday Sürücülük: İlk kez ehliyet alanlar 2 yıl boyunca aday sürücü statüsünde kalacak.
- 75 Ceza Puanı Limiti: Standart 100 puanlık limit yerine aday sürücülere 75 puan sınırı uygulanacak.
- Belge İptali: Kırmızı ışık ihlali veya yaya geçidi hakkını çiğneme gibi majör kuralları 3 kez ihlal edenlerin ehliyeti tamamen iptal edilecek ve sıfırdan sürücü kursuna gitmesi gerekecek.
Söz konusu kuralların yönetmelikten çıkarılarak Trafik Kanunu seviyesine taşınmasını olumlu bir adım olarak niteleyen Dedeoğlu, ceza mekanizmalarının yanı sıra Türkiye’deki sürücü eğitim kalitesinin de Avrupa standartlarına çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
“Güvenli Sürüş Bilek İşi Değil, Zihin İşi”
Sürücülere hayati bir uyarıda bulunarak konuşmasını tamamlayan Yiğit Dedeoğlu, direksiyon başına geçmeden önceki zihinsel durumun önemini vurguladı:
“Kontağa bastığımız andan itibaren gündelik dertlerimizden arınmış bir şekilde yola odaklanmalıyız. Sürüşü sadece ‘bilek işi’ veya direksiyon hakimiyeti zannetmek en büyük hatadır. Doğru sürüş zihinde başlar; öngörülü, dikkatli ve zihnen yola odaklanmış bir sürücü trafikteki riskleri minimuma indirir.”

