1. Haberler
  2. Genel
  3. İntihal nedir?

İntihal nedir?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diğer bir söylemle bilimsel aşırma olarak da nitelendirilen intihal, başkalarının fikir, bilgi ve araştırma verilerinin bir kısmını ya da tamamını alıntı yaptığı kişilere atıfta bulunmadan kendisininmiş gibi göstererek sunması ve yayınlaması olarak ifade edilebilir (Arda, 2010; s.: 23). 

Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde de anlamı “aşırma” olarak tek kelime ile verilmektedir (TDK, 2013c). Ayrıca, aşağıda verilen bazı uluslararası sözlük, kuruluş ve yayıncılar tarafından kabul edilen intihal tanımları şu şekildedir:  Merriam Webster Sözlük: Bir eseri kaynak göstermeden kullanmak. Literatür hırsızlığı; mevcut bir eserde yer alan bilgiyi yeni ve orijinal bir bilgiymiş gibi sunmak (Chambliss ve Bong, 2010).  

Oxford İngilizce Sözlük: Başkasına ait çalışma, fikirleri..vb. almak ve kendisininmiş gibi kullanmak; literatür hırsızlığı (Chambliss ve Bong, 2010). 

Elsevier: Bir yazarın çalışmalarını başka bir yazarın izin almadan kullanması.  Amerikan Ulusal Bilim Vakfı (National Science Fundation-NSF): Başkasına ait fikir, süreç, sonuç ya da kelimeleri uygun atıflarda bulunmadan kullanmak (NSF, 2013).  Amerikan Araştırma Dürüstlük Ofisi (Office of Research Integrity of NIHORI): Başkasına ait fikir, süreç, sonuç ya da kelimeleri uygun atıflarda bulunmadan kullanmak (ORI, 2013).  Yayın Etiği Komitesi (Committee of Publication Ethics-COPE): Başkalarına ait ifadelerden yapılan alıntıların kelimesi kelimesine tutması gerekmez; farklı iki dil arasında yapılan alıntılar da intihal olarak kanıtlanabilir (COPE, 2013). 

 Bilimsel Editörler Kurulu (Council of Scientific Editors-CSE): Başkalarına ait fikir, verilerin çok benzer imitasyonlarını izin almadan ya da fikir-verinin alıntı yapılan kaynağına teşekkür etmeden kendi orijinal fikriymiş gibi  kullanılması. Çoğunlukla başkalarına ait verilerin kullanımı intihal olarak nitelendirilse de, yazarın kendi yayınlanmış çalışmalarını “duplikasyon” ile atıf yapmadan ya da teşekkür etmeden kullanılması da intihaldir (bu durum kimi zaman kendi-kendine intihal ya da duplike yayın olarak da nitelendirilmektedir) (Council of Scientific Editors, 2013). 

Yukarıdaki intihal tanımlarında görülmektedir ki, yayınlardan yapılan izinsiz alıntılar intihal suçu olarak değerlendirilmektedir. NSF ve ORI gibi kuruluşlar intihal açıklamasında birebir aynı tanımı kullanmakta; sözlüklerde geçen ifadeler de intihalin literatür hırsızlığı olduğunun altını çizmektedir. Bilimsel Editörler Kurulu’nun tanımına göre ise bir kişinin kendi yayınlanmış makalelerinden de kopyala-yapıştır metodu ile yeni hazırladığı makalesine alıntı yapması da intihal olarak değerlendirilebilmektedir (self-plagiarism, kendi-kendine intihal). Ancak, tüm uzman kişiler ve sözlük tanımlamalarının ortak ifadesi gereğince, tırnak işareti belirtilmemiş tüm kopyala-yapıştır alıntıları, intihal olarak algılanmalıdır. Eğer yazarın fikirleri, başka bir yazarın yayınında belirttiği fikirlerinden etkileniyorsa, kaynak gösterilmeden kullanılan her türlü fikir destekleri de intihal olarak değerlendirilmelidir. Bu gibi durumlarda, direkt alıntı olmadığı için intihalı tespit etmek güçleşecek, ancak intihal varlığını yok edemeyecektir. İntihal için genel kabul gören tanımlamaların yanında, intihal yapıldığından kesin emin olabilmek için alıntı yapılan ifadelerin ne kadar miktarda alıntılanması gerektiği konusunda uygulama farklılıkları vardır. Örneğin, Kore’de yayınlanan akademik dergiler için geçerli kural “eğer bir makale ile yayınlanmış başka bir makalenin en az 2 satırı birebir uyumlu çıkıyorsa, intihal yapıldığı söylenebilir” şeklindedir. Diğer bir örnek olan Alman Yayın ve Telif Hakları Kanunu’na göre eğer yayınlanmış bir yayının içeriğinden %20 oranında alıntılama, çıkarma yapma ya da yeniden yazma yöntemi ile yeni bir yayın üretiliyorsa, bu durum intihal olarak değerlendirilmelidir. Yayıncı Elsevier’in kurallarına göre ise, eğer bir çalışmanın ana temeli (ana fikri, sunduğu verileri ya da sonuçları olabilir), yayınlanmış başka bir yayından alıntılanarak yeniden türetiliyorsa, alıntı yapılan kısmın miktarı hesaba katılmadan intihal olarak değerlendirilmelidir (Chambliss ve Bong, 2010). 

Dolayısıyla, intihal  tanımları ulusal seviyede, kültürel adaptasyonlar ve hukuki düzenlemelere göre değişiklik gösterebilmektedir. Diğer taraftan, bir yazarın intihal ile ilgili kurallardan haberdar olabilmesi, ya da en azından içinde olduğu aktivitenin intihal olduğundan haberdar olabilmesi için yazarlık konusunda belirli bir deneyim sahibi olması gerekmesi kaçınılmazdır. Pek tabii ki kopyala-yapıştır yöntemi ile alıntılanan ifade, bilgi ya da verilerin kendisininmiş gibi kullanımının kural dışı olacağını kariyerinin her safhasındaki bilim insanı bilebilir. Ancak, “alıntı miktarının ne kadarının intihal olarak değerlendirilebileceği?”, “esinlenilen fikir örneklerinde olduğu gibi ispat edilmesi çok zor örneklerin intihal olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği” gibi intihal tanımının netlik kazanmayan noktalarının, kariyerinin başındaki bir bilim insanı için net unsurlar içermesi imkânsızdır. Bu nedenle, intihal tanımı ve algısı ile ilgili, bilimsel yazım sürecine başlamadan önce her bilim insanı ve öğrenci için araştırma ve yayın etiği eğitimi, bilinçsizlik ya da bilgisizlikten kaynaklanan etik ihlallerin engellenebilmesi için çok önemlidir.

 Şekillerde görüldüğü üzere, intihal şüphesi, makale yayınlanmadan önce taslak halindeyken ya da yayınlandıktan sonra ortaya çıkabilir. Taslak aşamasında doğan intihal şüphesi dergi editörü ya da danışman tarafından dile getirilirken, makale yayınlandıktan sonra doğan intihal şüphesi makale okuru tarafından dile getirilmektedir. Her iki şüphe oluşma durumu da, intihal olup olmadığının araştırılması, geçerli sebepler (dürüst hata, dergi kurallarının açık olmaması ya da genç araştırmacı) ya da iyi niyet göstergesinin aranmasını gerektirir. İntihal şüphesine fırsat bırakmadan bilimsel yayın sürecini tamamlayabilmek adına editör, danışman ve okuyuculardan önce bizzat yazarların kendilerini denetlemeleri gerekmektedir. Bu şekilde oluşturulacak denetim halkasının ilk basamağında yazarlar, ardından editörler, ardından danışmanlar ve son olarak da okurlar gelmektedir. Her basamaktaki bilim insanlarının dürüstlük ilkesi çerçevesi içerisinde davranması, intihalin engellenmesine ya da bilimsel bilgi üretiminin aşırma bilgilerden arındırılmasına çok büyük katkı sağlayacaktır.

Habertrafik

Bir Cevap Yazın

Bizi Takip Edin

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.