1. Haberler
  2. Genel
  3. Yayın etiği nedir?

Yayın etiği nedir?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Araştırma ve yayın etiği, bilim dünyasında rol oynayan aktörlerin bilimsel dürüstlük sınırlarını sağlamlaştırmak için son zamanlarda sık ele alınan olguların en önemlilerindendir. Akademik dünyada yer alan, ya da daha önce de ifade edildiği gibi bilim dünyasında rol oynayan aktörler; araştırmacılar, araştırmaları destekleyen kişikurum-kuruluşlar ve araştırma sonuçlarının bilim çevresine duyurulmasında (yayın aşamasında) görev alan değerlendirme komiteleridir. Diğer bir deyişle bu aktörler, araştırma sürecinin her farklı basamağında sorumluluk paylaşan kişilerdir. Bu kişilerin kendi içerisindeki etki ve iletişimleri ile yaptıkları bilimsel aktivitenin hizmet etmesi gereken diğer tüm insanlarla olan etki ve iletişimlerini düzenleyen, belirli standartlar getirmeye çalışan etik kurallar mevcut olmak durumundadır.

Yayın etiği ihlallerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir. Başta dürüstlük olmak üzere, objektiflik, mesleki olgunluk ve disiplinli çalışma prensibi sahibi olmak; bilim insanlarının sahip olması gereken başlıca sorumluluklarıdır. Pencerenin biraz daha dışına çıkıp konuya daha yukarıdan ve genel bir açıdan bakacak olursak, kişilerin sahip olması gereken etik değerler; insan olmanın değerinin bilgisine sahip olan, her eylem ve tutumda bunu hesaba katan kişinin özellikleri olan dürüst, saygılı, adil dolayısıyla özgür olmaktır (Kuçuradi, 2006; s.: 175).

Yeniden bilim insanının özgür kimliğinin pekiştirdiği sorumluklarından, bu sorumlulukların yerine getirilmediği durumlarda gerçekleşen araştırma ve yayın etiği ihlallerine dönersek, bu ihlallerin neler olduğu sorusunu cevaplamamız gerekmektedir. Söz konusu cevap için ise sorunun içinde yer alan kavramlar olan araştırma (bilimsel araştırma) ve yayın (bilimsel yayın) kavramlarının irdelenmesi gerekmektedir. Öncelikle bilim, gerçeği aramayı esas edinmiştir (Beisiegel, 2010). Bilimsel araştırma da, bu arama eylemi dâhilinde araştırmacının sorgulama dürtüsü ile sınanmasını uygun bulduğu bir gerçek üzerine varsayım üretip, bu varsayımı çürütmeye çalışma etkinliğidir.

Bilimsel yanıltma örneklerinin tanımlamalarının uluslararası düzeyde ortaklık taşımaması hatta bazen ulusal ya da kurumsal düzeyde bile farklılıklar göstermesi, o ülkedeki bilimsel araştırma sisteminin oluşum temellerine bağlıdır.

 Bu temelin doğrultusunda bir ülkedeki bilimsel araştırma algısı, bilimsel yanıltmaları önleme  girişimlerinin düzenlenmesi ve kesinleşen etik ihlaller için verilmesi uygun bulunan cezaların kararlaştırılmasında da doğrudan rol oynamaktadır. Etik ihlalleri engelleyici mekanizmaların oluşturulması, takip ve erken tespitinin yapılabilmesi ve cezai hükümlerin uygulanması için kurumlar arasında farklı görev dağılımları olabilmektedir. Örneğin, Norveç’te ulusal bir ofis araştırma ve yayın etiği soruşturmalarının takibini yaparken Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bizzat araştırma enstitüleri ilgili ulusal birimlerin gözetim ve denetiminde soruşturmaların takibini yapmaktadır (ESF, 2010). 

Farklı ülkelerde bilimsel dürüstlük ve doğruluk bilincinin yükseltilmesi, bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlallerinin önlenmesi ve etik ihlal vakalarında süreçlerin yönetilmesi için farklı yetki ve büyüklüklerde ofisler bulunmaktadır. Bu ülkeler arasında, ABD ve İskandinav ülkelerindeki söz konusu ofisler resmi boyutta en gelişmiş yapıya sahip olanlarıdır. ABD’de Ulusal Bilim Vakfı, Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün Araştırma Dürüstlük Ofisi (ORI), sağlık ve biyomedikal alanlarda yürütülen araştırmalar için bilimsel araştırmalarda dürüstlük ortamının oluşması için kolaylaştırıcı rol oynamaktadır. NSF ve ORI, bilimsel etik kurallar için yol gösterici olmakta ve araştırma enstitülerinde yürütülen etik ihlal soruşturmaları için teknik destek sağlamaktadırlar. Araştırma enstitülerinin soruşturma yürütme sorumluluklarını alabilmeleri için, bünyelerinde yürütülen bilimsel araştırma süreçlerinin etik açıdan uygun koşullar sağlamak ile yükümlüdürler. Danimarka’da bulunan Bilimsel Sahtekârlık Komitesi, bünyesinde yüksek mahkeme de barındıran 8 kişilik bir komitedir. 1992 yılında kurulan bu komite, ilgili bakanlığın Bilim, Sanayi ve Yenilik Dairesi Başkanlığı’na etik ihlal vakalarına dair incelemelerini sunmak ile görevlidir. Diğer bir örnek olarak Norveç verilebilir. Norveç, bilimsel yanıltma örneklerinin görülme sıklığının artması üzerine, bu örneklerin araştırılması için 2007 yılında ulusal bir komisyon oluşturmuştur. Bu komisyonun yetki alanını tüm bilim dallarında, kamu, özel sektör ya da araştırma enstitülerinde yürütülen bilimsel araştırmalarda yaşanan bilimsel yanıltma örnekleri oluşturmaktadır. Araştırma enstitüleri, bazı çetrefilli bilimsel yanıltma vakalarının incelemesinde, ya da bu vakalarda yaşanan çıkar çatışmalarında soruşturma takip görevlerini direkt ilgili komisyona devredebilmektedirler. Yine de, tamamlanan incelemeler sonucunda ilgili etik ihlaller ile ilgili yaptırımların uygulanması araştırma enstitülerinde kalmaktadır. Eğer Norveç Hükümeti tarafından maddi destek sağlanan yurt dışındaki bilimsel araştırmalarda etik ihlaller tespit edilirse, komisyon bu ihlallerin incelenmesi için de yetki sahibidir. Bir inceleme ve karar sürecinin ardından yapılacak itirazlar ile Norveç Araştırma Bakanlığı ilgilenmektedir.

Habertrafik

Bir Cevap Yazın

Bizi Takip Edin

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.