TÜİK’in 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, can kayıplarında yüzde 5’lik düşüşe işaret ediyor. Ancak nüfusa oranla bakıldığında Türkiye, Bulgaristan ve Romanya ile birlikte Avrupa’nın en tehlikeli yolları liginde yer almaya devam ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2025 yılında ülke genelinde 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 288 bin 321’i ölümlü ya da yaralanmalı kazalardan oluştu. Yıl boyunca 6 bin 35 kişi hayatını kaybetti, 403 bin 937 kişi yaralandı. Başka bir deyişle Türkiye’de her gün ortalama 16,5 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi.
Ölümler azaldı, kazalar arttı
Verilerdeki en dikkat çekici çelişki, kaza sayısı ile ölüm sayısının ters yönde hareket etmesi. Trafikteki motorlu taşıt sayısı bir yılda 31,3 milyondan 33,6 milyona çıkarken, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü-yaralanmalı kaza sayısı ise yüzde 8 arttı. Buna karşın toplam can kaybı yüzde 5 azalarak 6 bin 351’den 6 bin 35’e geriledi.
Bu tablo, 100 bin taşıt başına düşen ölüm sayısını da 20,3’ten 18’e indirdi. Uzmanlara göre araç güvenlik donanımlarındaki iyileşme ve acil müdahale kapasitesindeki artış, kazaların daha az ölümle sonuçlanmasında etkili oluyor.
Avrupa karşılaştırması: Tablo iç açıcı değil
Avrupa Komisyonu’nun Mart 2026’da yayımladığı 2025 ön verilerine göre, 27 üyeli Avrupa Birliği genelinde yaklaşık 19 bin 400 kişi trafik kazalarında öldü; bu, bir önceki yıla göre yüzde 3’lük düşüş anlamına geliyor. AB ortalaması milyon kişi başına 43 ölüm seviyesine geriledi.
Türkiye’nin oranı ise milyon kişi başına yaklaşık 70 ölüm. Bu rakam, AB ortalamasının yaklaşık 1,6 katına denk geliyor ve Türkiye’yi Bulgaristan (71), Romanya (68) ve Hırvatistan (67) ile birlikte Avrupa’nın en riskli grubuna yerleştiriyor. Karşılaştırmanın diğer ucunda ise milyon kişi başına 20 ölümle İsveç ve 23 ölümle Danimarka bulunuyor. Çarpıcı bir başka veri: Türkiye’deki toplam can kaybı, tek başına 27 AB ülkesinin toplamının yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.

Kusurların yüzde 90’ı sürücüden
TÜİK verileri, sorunun büyük ölçüde davranışsal olduğunu ortaya koyuyor. Ölümlü-yaralanmalı kazalara neden olan 345 bin 489 kusurun yüzde 90,6’sı sürücü kaynaklı. En yaygın kusur, 114 bin 636 vakayla “araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak” oldu. Bunu geçiş önceliğine uymamak ve arkadan çarpma izledi.
Ölenlerin profili de dikkat çekici: Can kayıplarının yüzde 44,4’ünü yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter kullanıcılarından oluşan “incinebilir yol kullanıcıları” oluşturdu. Yalnızca motosikletliler tüm ölümlerin yüzde 22,1’ine karşılık geldi. İl bazında en fazla ölüm 290 kişiyle Ankara’da kaydedilirken, onu İstanbul (289) ve Konya (275) izledi.
Hedefe uzak
AB, 2030 yılına kadar trafik ölümlerini yarıya indirme, 2050’de ise “Sıfır Ölüm” (Vision Zero) hedefine ulaşma taahhüdünde bulunmuş durumda. Türkiye’nin mevcut iyileşme hızı — yılda yüzde 5 civarında düşüş — olumlu bir eğilime işaret etse de, AB ortalamasını yakalamak için can kaybının 3 bin 700’ler seviyesine, yani yaklaşık yüzde 40 daha aşağıya çekilmesi gerekiyor.
Özetle: Araç başına risk azalıyor, ancak trafiğe her yıl 2 milyondan fazla yeni aracın katıldığı ve kusurların onda dokuzunun sürücü davranışından kaynaklandığı bir ortamda, denetim ve hız yönetimi olmadan Avrupa ortalamasına yakınsamak zor görünüyor.
Habertrafik

